"ARTIK SARIÇAY’I KİRLETMEYECEĞİZ"

hurol onder Milas Belediye Başkanı Hürol Önder 250 ton kapasiteli terfi pompa istasyonu inşaatının tamamlanmasının ardından Sarıçay’ın kirletilmeyeceğini açıkladı. Turizm bölgelerine lojistik destek sağlayan Milas’ta Belediye tarafından yaptırılan terfi pompa istasyonu inşaatı tamamlandı. Tesisin tamamlanması ile birlikte Milas’ta bulunan soğuk hava depoları ve mezbaha’nın istasyona bağlanacağı belirtildi. Milas Belediye Başkanı Hürol Önder “Milas Belediyesi olarak artık Sarıçay’ı kirletmeyeceğiz. Devrim caddesi’nin de istasyona bağlanmasının ardından kot farkı nedeniyle yaşanan sorun tamamen aşılmış olacak. Yaşlanma süresini geciktirmek ve suyun çoğaldığı dönemlerde daha rahat çalışmasını sağlamak amacıyla iki pompanın bulunduğu Terfi Pompa İstasyonu’nun hizmete girmesi ile kirliliğiyle sık sık gündeme gelen Sarıçay da rahat bir nefes almış olacak” dedi. Milas Aksivri köyü yakınlarında doğan ve yaklaşık 53 kilometre uzunluğundaki Sarıçay’da bölgede kurulan zeytinyağı fabrikalarının atık suları yüzünden kirlenme ve toplu balık ölümleri yaşanmıştı.

BORSALARIN MUĞLA BULUŞMASI

Muğla Ticaret Borsası’nın ev sahipliğinde Muğla’nın Akyaka Beldesinde gerçekleştirilen Ege Bölgesi Ticaret Borsaları buluşmasında tarım sektörü ile ilgili olarak bir dizi kararlar alındı. Tarım Sektörü’nün sorunlarının masaya yatırıldığı toplantıda tarım arazileri, su, zeytin ve zeytinyağı üretimi, yaş meyve ve sebze ihracatı konularında sorunlar ve çözüm önerileri tartışıldı. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkan Yardımcısı Ankara Ticaret Borsası Başkanı Faik Yavuz’un başkanlık ettiği toplantıya, Muğla, İzmir, Aydın, Denizli, Akhisar, Ödemiş, Kütahya, Salihli, Manisa, Uşak, Alaşehir, Turgutlu ve Sandıklı Ticaret Borsası Başkanları katıldı. Muğla Ticaret Borsası Başkanı Hayati Nizamoğlu ev sahipliğinde organize edilen Muğla buluşmasında gıda üretiminin gittikçe daha önem kazandığı fikrinde birleşen katılımcılar öncelikli olarak tarım arazilerinin envanterinin çıkarılması, su kaynaklarının verimli kullanılması ve kaynakların korunması konusunda görüş birliğine vardılar. Toplantıda zeytin ve zeytinyağı üretimi yanı sıra yaş sebze ve meyve ihracatında yaşanan sorunların aşılması konusunda sonuç bildirgesine imza koydular.

MUĞLA’YA GÖZ HASTANESİ

3 Son yıllarda Muğla il genelinde hizmete giren özel hastaneler ile hız kazanan sağlık sektörü yeni bir sağlık merkezine kavuşuyor. Özel sektör tarafından temeli atılan Göz Hastanesi Muğla-Marmaris karayolu üzerinde bulunan alana kurulacak. 2008 yılı içerisinde bitirilmesi hedeflenen hastane 4 milyon dolara mal olacak. Göz Hastanesi Koordinatörü Doktor Ali Tepe, proje kapsamında 4 milyon dolar harcama yapılacağını ve bu rakamın 2,5 milyon dolarının inşaat yapımına, kalan 1,5 milyon doların da cihazlar ve tıbbı malzeme için harcanacağını belirtti. Tam teşekküllü ilk göz hastanesinin, Çelik konstrüksiyon üzerine kurulacağını söyleyen Göz Hastanesi Koordinatörü Dr. Ali Tepe, İnşaatın 6 ay gibi bir sürede bitirilmesinin planlandığını ve inşaatın tamamlanmasının ardından Sağlık Bakanlığı ile ruhsatlandırma ve Sosyal Güvenlik Kurumları ile yapılacak anlaşmaların ardından yılbaşında hizmet vermeye başlayacağını vurguladı.
2 Neden Muğla?
Göz Hastanesi Koordinatörü Doktor Ali Tepe,”Bu hastaneyi açmamızın en önemli sebeplerinden bir tanesi bildiğimiz gibi Muğla, gerek turizm potansiyeli gerekse sosyal ekonomik gelişmişlik düzeyi ile Antalya’dan sonra bilinen en önemli turizm merkezinden bir tanesi. Böyle bir potansiyele sahip Muğla’da, cerrahi operasyonlarında yapılabileceği tam teşekküllü bir göz hastanesinin olması gerekliydi. İşte biz bu gerekliliği karşılayarak Muğla ve yöresinin ilk göz hastanesini açacağız. Bu hastanede Muğlalı vatandaşlar kaliteli sağlık hizmeti ile karşılanacaklar. Ayrıca her türlü teşhis ve cerrahi operasyonları da yapacağız. Artık Aydın’a, İstanbul’a ve Ankara’ya gitmeye gerek kalmayacak. Bu yönümüzle de Muğla ve yöresinin yanında çevre illerinde, sağlık hizmetinde olacağız” dedi. Çelik konstrüksiyon üzerine kurulacak hastane de dört göz hekimi, bir yardımcı hekim olmak üzere toplam 5 kişi görev yapacak.

MUĞLA BALI DÜNYA’YA TANITILACAK

Z.S Muğla Arı Yetiştiricileri Birliği, Muğla balını dünyaya tanıtmak için “Uluslararası Muğla Arıcılık ve Çam Balı Kongresi” düzenleyecek. Muğla Arı yetiştiricileri Birliği Başkanı Ziya Şahin, 25 – 27 Kasım 2008 tarihleri arasında arıcılık ve arı ürünlerinde bilimsel çalışmalar yapan ülkelerin bilim adamları ve arı üreticilerinin katılacağı “Uluslararası Muğla Arıcılık ve Çam Balı Kongresi” düzenleyeceklerini söyledi. Muğla Arı yetiştiricileri Birliği Başkanı Ziya Şahin, Uluslararası kongrenin çalışmalarının Muğla Üniversitesi, Tarım İl Müdürlüğü, Muğla Ticaret Odası ve Ege İhracatçılar Birliği ile ortak olarak yürütüldüğünü ifade ederek, arıcılığın gelişmekte olan bir sektör olduğu söyledi. Muğla’nın ülke arıcılığındaki önemine değinen Şahin Muğla’nın Türkiye’de ki bal üretiminin yüzde 25’inin karşıladığını vurguladı. Şahin, “Çam balı mineral madde içeriği bakımından özel bir baldır. Muğla’da 334 köyde 5850 aile 950 Bin kovanla arıcılık yapılmaktadır. Muğla bu anlamda balın kaliteli üretilmesi bakımından özel bir yere sahiptir” dedi.
KONGRE İLE BİLİM SAHAYA İNECEK
Muğla Arı yetiştiricileri Birliği Başkanı Ziya Şahin, dünyada çam balı üretim potansiyelinin yüzde 90’ının Türkiye’de olduğunu, buna rağmen bilimsel ve teknolojik gelişmelerin üreticiye yansımaması nedeniyle Türkiye’nin arıcılıkta verim bakımından gelişen ülkeler arasına giremediğini kaydetti. Başkan Ziya Şahin, “Uluslararası düzeyde düzenleyecek olduğumuz kongremizde arıcılık konusunda uluslararası çalışmalar yapmış, değişik uluslara mensup bilim insanları, arı yetiştiricileri ve sektör temsilcilerini bir araya getireceğiz. Arıcılık konusundaki birikim ve tecrübelerin paylaşılması ve karşılıklı fikir alışverişinde bulunulmasını sağlayacağız” diye konuştu.
KONGRE ARICILIK SEKTÖRÜNE NE KAZANDIRACAK?
Muğla Arı yetiştiricileri Birliği Başkanı Ziya Şahin, kongrenin kaliteli üretim ve yeterlilik konusunda da sektöre katkı sağlayacağını kaydederek şunları söyledi: “Bazı sektörler gelişen olumsuzluklar karşısında yok olmaktadırlar. Ülkemiz için çam balı üretimi çok önemli olmasına rağmen kaliteli üretim ve tanınırlık konusunda yeterli çalışmalar yapılmamaktadır. Kongre kaliteli üretim başta olmak üzere tanınırlık konusunda da faydalı olacaktır. Dünya pazarının dışında kalmamak rekabet edebilmenin temel koşuludur. Ancak ülkemiz üreticilerinin yüksek maliyetteki girdileri nedeniyle ürün maliyetleri devamlı yükseliş göstermektedir. Bu da dış pazarda rekabet şansımızı azaltmaktadır. Bunu aşabilmenin tek yolu üreticilerimizin ürün çeşitliliği konusunda teknik bilgi ve donanımların geliştirilmesidir. Kongre üreticilerimize bu yönde de katkı sağlayacaktır. Dünyada apiterapi adıyla bir bilim dalı geliştirilmiş solup bu konuyla ilgili olarak üniversitelerde kürsüler kurulmuş, değişik kongrelerde konu tartışılmış ve insan sağlığında bu ürünlerin kullanılmasına başlanılmıştır. Ancak ülkemizde bu ürünlerin üretilmesi, işlenmesi ve kullanımına yönelik maalesef ciddi çalışmalar yapılamamıştır. Kongre bu ürünlerin hem üreticilerimize, hem tüketicilerimize tanıtılmasına da katkı sağlayacaktır. Bu kongre ülkemiz tarımcısının ve arıcısının da ufkunu açacaktır. Üreticilerimize yeni bir üretim alanı oluşturma bilinci de yerleştirecektir.” MUĞLA ÇAM BALI ÜRETİMİNİN MERKEZİDİR
Başkan Ziya Şahin, Muğla’nın koloni, üretici ve çam balı üretimi konularında önemli bir yere sahip olduğunun altını çizdi. Şahin, “Uluslar arası kongrenin ilk kez gerçekleştirilecek olması arıcılık sektörünün diğer ülkeler ile oluşacak yakın ticari ve teknik işbirliği, üretim kapasitesinin artarak çeşitlenmesi ve ortak pazar yaratılması bakımından çok önemli” diye konuştu.

TURİST SAYISI 947 BİNİ GEÇTİ

tourism Muğla ve yöresine, bu yılın 6 aylık döneminde, hava ve deniz yoluyla gelen yabancı turist sayısı 947 bini geçti. Muğla Valisi Dr. Ahmet Altıparmak yaptığı açıklamada, önemli turizm merkezlerinin bulunduğu Muğla ve yöresine, bu yılın 6 alık döneminde hava ve deniz yoluyla gelen yabancı turist sayısının, 947 bin 040’a ulaştığını söyledi. Vali Altıparmak bu rakamın, geçen yılın aynı dönemine göre, %16’lık artışı ifade ettiğini kaydetti. Muğla’ya geçen yılın aynı döneminde, bir önceki yıla göre %7’lik artışla, 816 bin 961 yabancı turist gelmişti. Bu yılın 6 aylık döneminde yöreye gelen yabancı turistlerin, 471 bin 370’i Dalaman ve 330 bin 617’si de Milas – Bodrum Havalimanları kanalıyla olmak üzere toplam 801 bin 987’si hava yoluyla, 145 bin 053’ü de, yöredeki 7 Deniz Gümrük kapıları kanalıyla giriş yaptığı belirlendi. 6 aylık dönemde, hava ve deniz yolu ile gelen yabancı turistler arasında, önceki yıllarda olduğu gibi, İngilizler 426 bin 893 kişiyle ilk sırada yer alıyor. İngiliz turistleri de sırasıyla, 80 bin 461 kişiyle Hollandalılar, 69 bin 678 kişiyle Almanlar ve 53 bin 445 kişiyle de Rusya Federasyonu’ndan gelen turistler izliyor. Geri kalan turist sayılarını ise, diğer yabancı ülkelerden gelen turistler oluşturuyor. Vali Altıparmak turist sayısındaki artışın, toplumun her kesimini sevindirdiğini işaret ederek, bu artışın turizm sektörünün yanında, diğer bütün sektörleri de olumlu yönde etkilediğini ifade etti. Vali ALTIPARMAK turist sayısındaki artışın süreceğine inandığını kaydetti. Muğla kıyılarındaki el değmemiş 131 koyu henüz keşfetmemiş yerli turistlerin bulunduğuna dikkat çeken Vali Altıparmak, bu güzellikleri görmek için yerli turistlerin de tatillerini Muğla ve yöresinde geçirmelerini istedi.

MUĞLA’DA SIĞLA ÇALIŞTAYI

S.C Birinci Uluslararası Sığla Çalıştayı 9 – 12 Ekim 2008 tarihleri arasında Muğla’nın Dalaman ilçesinde gerçekleştirilecek. Çalıştayda Sığla’nın tarihi geçmişi, günümüzdeki durumu ve koruma problemleri, halk kültüründeki yeri ve önemi, sığla yağının üretimi ve insan sağlığı üzerindeki etkileri ele alınacak. Uluslararası Sığla Çalıştayı Proje Koordinatörü Çevre Eğitim ve Sanat Derneği Başkanı Nurşen Aslan Çopuroğlu, düzenlenecek olan çalıştay ile amaçlarının dünyada yalnız Türkiye’de bulunan ve nesli tehlike altında bulunan Anadolu Sığlası’nın önemini toplumda farkındalık yaratacak şekilde vurgulamak olduğunu belirtti. Çevre Eğitim ve Sanat Derneği’nin 3 yıldır sığla ağacı ile ilgili projeler hazırladığını ve uygulamaya koyduğunu belirten Çopuroğlu, “Ülkemizde ve dünyada Sığla konusunda çalışma yapan bilim adamlarını ve ilgili tüm kişileri ve kurumları çalıştay da bir araya getirerek bu konuda bir sinerji yaratmak istiyoruz. Yalnız bize has ulusal değerimiz olan Sığla’nın daha çok tanınması, sevilmesi ve sahip çıkılmasına katkıda bulunacağız. Yöre halkına ve ulusal kamuoyuna sığla ağacının sağlık ve ekonomik açıdan önemini göstererek kamuoyunun dikkatini bu yöne çekeceğiz ve sığla ağacının korunmasını sağlayacağız” dedi.
SC2 BELGESELİ ÇEKİLDİ
Çevre Eğitim ve Sanat Derneği Başkanı Nurşen Aslan Çopuroğlu, Muğla bölgesinde 3 yıldan bu yana yapılan inceleme ve araştırmalar sonucu elde edilen verilerin kendilerini acilen sığla ağacının 4 mevsimlik yaşam döngüsünü içine alan belgeselini çekmeye yönlendirdiğini kaydetti. Nurşen Çopuroğlu, “65 Milyon yıldan günümüze gelebilen bu çok özel endemik ağacımızın doğal ormanları bir avuç toprakta sıkışmış yok olma tehdidiyle karşı karşıya kalmıştır. Ağacın uğradığı bu mezalimin sebebi öncelikle cehalet, sorumsuzluk ve duyarsızlıktır. Akdeniz’in Tılsımı Sığla Belgeselinin tanıtım galası “1.Uluslararası Sığla Çalıştayı”nın açılışında yapılacak” diye konuştu.
HALK BİLİNÇLENDİRİLMELİ
Sığla Ağacı Araştırma ve Koruma Derneği Proje Koordinatörü Hakkı Çopuroğlu, halkın sığla ağacına sahip çıkması gerektiğini savundu. Çopuroğlu, Sığla yağının insan sağlığı üzerine etkilerinin araştırılarak halkın bu konuda bilgilendirilmesi gerektiğini belirterek şunları söyledi: “Sığla yağının Alzheimer hastalığına iyi geldiği konusunda Almanya’da yapılan bilimsel çalışmalar devam etmektedir. Ayrıca sığla ormanları çevresinde yaşayanlarda bunamanın görülmediği ileri sürülmektedir. Halk bu konularda bilgi sahibi olması sağlanmalı sığla ağacına bu yolla halk koruması sağlanmalıdır.”
BOTANİK TURİZM
Sığla Ağacı Araştırma ve Koruma Derneği Proje Koordinatörü Hakkı Çopuroğlu, Sığla ormanlarının ayrıca büyük bir eko-turizm ve botanik turizm imkânına sahip olduğunu ifade ederek, bu özelliklerden yararlanılması gerektiğini bildirdi. Çopuroğlu, “Sığla ormanı alanlarında vatandaşların piknik yapmamalarına dikkat edilmelidir. Okullarda piknik konusunda dersler verilmelidir. Sığla ormanları büyük bir eko-turizm ve botanik turizm imkânına sahiptir. Sığla ağacının korunması için katı kurallar yerine, biyolojik zenginliğin korunması, kalkınma ve refahın sağlanmasını bir arada sağlamalıyız. Anahtar kelimemiz çözümdür” dedi. Sığla Ağacı Araştırma ve Koruma Derneği Proje Koordinatörü Hakkı Çopuroğlu, çalıştayın açılışında Mayıs 2010 tarihinde yapılması planlanan “Uluslararası Sığla Sempozyumu” duyurusunun da yapılacağını sözlerine ekledi.

DOMATES İHRACATI 90 BİN TON

domates Muğla’dan bu yılın 5 aylık döneminde % 80’lik bölümü Rusya Federasyonuna olmak üzere, toplam 90 bin ton örtü altı ürünü domates ihraç edilerek, ihracattan 175 milyon dolar döviz geliri elde edildi. Rusya Federasyonu tarafından bazı ürünlerde kalıntı tespit edilmesine rağmen, Muğla’dan yapılan domates ihracatında kalıntıya rastlanmadığı belirtildi.
Muğla İl Tarım Müdürlüğü yetkilerinin, Muğla Valiliği kanalıyla verdikleri bilgiye göre Muğla ve yöresindeki seralarda üretimi yapılan turfanda domates üretiminin önemli bir bölümü ihraç edilerek, ülkemize döviz girdisi sağlanıyor. Muğla ve yörelerindeki seralarda, 2008 yılında 350 bin ton turfanda domates üretimi gerçekleştirildi. Bu yıl seralarda gerçekleştirilen domates üretiminin Haziran - 2008 ayı itibariyle 90 bin tonu, Rusya Federasyonu başta olmak üzere, Romanya, Ukrayna, Moldova, Almanya, Azerbaycan, Bulgaristan ve Gürcistan gibi ülkelere ihraç edilerek, ihracattan yaklaşık 175 milyon dolar döviz girdisi elde edildi. Bu yıl ihracat edilen domatesin, %80 lik bölümünün Rusya Federasyonuna, %20lik bölümünün de diğer ülkelere ihraç edildiği belirtildi. Rusya Federasyonunca, ülkemizden ihraç edilen bazı ürünlerde kalıntı tespiti yapılmasına rağmen, Muğla’dan gerçekleştirilen domates ihracatında kalıntı sorununun yaşanmadığı kaydedildi. Muğla Tarım İl Müdürlüğü yetkilileri, Muğla’dan ihraç edilen sebze ve meyvelerin, ihraç edilmeden önce, ildeki laboratuvarlarda, bitki koruma ürünleri ve diğer kimyasallar yönünden kalıntı analizlerinin yapıldığını bildirdiler. Bu arada; Muğla’dan 2008 yılında ihraç edilen yaş sebze ve meyvelerden, Rusya Federasyonu tarafından imha edilen veya iadesi yapılan bir ürünün de bulunmadığı belirtildi. Muğla’dan yaş sebze ve meyve ihracatında bir sorun yaşanmaması için, Muğla Tarım İl Müdürlüğü’nce yaş sebze ve meyve paketleme tesislerinde çalışan işçilerle, üretimi gerçekleştiren çiftçilere, eğitimler verilirken, ihracatçı firmalar ve ilaç bayileriyle bilgilendirme toplantıları da yapılıyor. Yetkililer, sektör paydaşlarıyla yapılan bu tür toplantıların, domates ihracatının yapıldığı, Rusya Federasyonu ve diğer ülkelerle ihracatta bir sorun yaşanmamasında etkili olduğunu bu tür eğitimlerin ve bilgilendirme toplantılarının süreceğini bildirdiler. Muğla İl genelinde 26 bin dekar alanda, örtü altı sebzeciliği yapılıyor. Bu yolla yapılan üretimin de % 99 luk bölümünü domates ürünü oluşturuyor. Ege Bölgesi’nin sebze ambarı durumundaki Muğla’da tarla sebzeciliği yoluyla da yılda yaklaşık 600 bin ton çeşitli türde sebze üretimi gerçekleştiriliyor.

MUĞLA ZEYTİNYAĞI MARKA OLACAK

NİZAMOGLU Muğla Ticaret Borsası Başkanı Hayati Nizamoğlu, Türk Patent Enstitüsü tarafından verilen “Coğrafi İşaret Tescil Belgesi”ni alarak Muğla zeytinyağını markalaştıracaklarını söyledi. Muğla’nın sahip olduğu ürünleri marka haline getirilmek için Muğla Ticaret Borsası çalışmalara başladı. Muğla yöresinde yıllık 200 bin ton zeytin üretildiğinin belirten Muğla Ticaret Borsası Başkanı Hayati Nizamoğlu, yapacakları çalışmalar ile Muğla balı gibi Muğla zeytinyağını da markalaştıracaklarını söyledi. Zeytinini üretildiği yöreye göre tat ve kalite farklılığı gösterdiğini belirten Hayati Nizamoğlu, “Muğla yöre olarak coğrafi konumu, iklimi ve ekolojik sistemi sayesinde kaliteli zeytin ve zeytinyağı üretmektedir. Borsa olarak Muğla balını markalaştırdığımız gibi Muğla zeytinyağını da markalaştırmak için Türk Patent Enstitüsü tarafından verilen “Coğrafi İşaret Menşei Tescil Belgesi”ni alacağız. Böylece Muğla’nın zeytinyağının kalitesini belgelendirerek sektörün gelişimine katkı koyacağız” dedi.
TESCİL BELGESİ ŞART
Muğla Ticaret Borsası Başkanı Hayati Nizamoğlu, Borsa olarak yöredeki zeytin üreticilerini desteklemek için AB fonlarından hibe kredi desteği sağladıklarını kaydetti. Muğla zeytinyağının markalaşmasının üretici bakımından büyük önem taşıdığını ifade eden Nizamoğlu şunları söyledi: “Muğla zeytinyağına yaptığı yatırımlar ile sadece zeytinyağını üretmekle kalmayacak, ürettiği zeytinyağını şişeleyerek, paketleyerek pazarlama yoluna da gidecektir. Coğrafi İşaret Menşei Tescil Belgesi bu bakımdan çok önemlidir. Belge alındıktan sonra Muğla zeytinyağı tescillenecek, zeytinyağı satışı artacak, üretici kazanacak, sektör gelişecek ve borsa büyüyecektir.”
BELGE ORTAK ÇALIŞMA İLE ALINACAK
Muğla Ticaret Borsası Başkanı Hayati Nizamoğlu, Coğrafi Menşei Tescil Belgesini almak için Muğla yöresinde bulunan zeytin üreticileri başta olmak üzere, İhracatçılar Birliği, Tubitak, Zeytincilik Araştırma Enstitüsü ve Muğla Üniversitesi ile ortak çalışmalar yapacaklarını belirtti. Borsa Başkanı Nizamoğlu “Coğrafi Menşei Tescil Belgesinin alınabilmesi için ürünün üretimi ve işlenmesinin o bölgede yapılması gerekiyor. Ayrıca ürünün antiseptik, antioksidan ve antibiyotik özelliklerinin yanı sıra bilimsel ölçümler ve çalışmalar sonunda bilisel çevrelerce onaylanması gerekmektedir” dedi.
COĞRAFİ MENŞEİ İŞARETİ NEDİR ?
Coğrafi İşaret; belirgin bir niteliği, ünü veya diğer özellikleriyle kökeninin bulunduğu bir yöre, alan, bölge veya ülke ile özdeşleşmiş bir ürünü gösteren işarettir. Menşe İşareti bir ürünün, Coğrafi sınırları belirlenmiş bir yöre, alan, bölge veya çok özel durumlarda ülkeden kaynaklanması tüm veya esas nitelik veya özellikleri bu yöre, alan veya bölgeye özgü doğa ve beşeri unsurlardan kaynaklanması, üretimi işlenmesi ve diğer işlemlerinin tümüyle bu yöre, alan veya bölge sınırları içinde yapılması durumunda "menşe adını" belirtir. Menşe adı, menşe adına konu ürünün tamamı ile tanımlanan yerde üretilmiş olması gerekmektedir. Bu ürünler, ait oldukları coğrafi bölgenin dışında üretilmezler.

ARKEOLOJİK KAZILAR

Muğla’ da, 2008 yılında 2’si yabancı arkeologların, 6’sı da Türk arkeologların başkanlığında olmak üzere, 8 yerde arkeolojik kazı çalışmaları yapılıyor. Kazılarda ortaya çıkarılan taşınmaz kültür varlıkları yerinde korunurken, taşınabilir kıymetli kültürel varlıklarımız ise, yöredeki müzelerde koruma altına alınıyor.
Kültür ve Turizm Muğla İl Müdürlüğü yetkililerinin, Muğla Valiliği kanalıyla verdikleri bilgiye göre, Karia ve Likya gibi uygarlıklara başkentlik etmiş bir yörede kurulan Muğla İli genelinde, 2008 yılında, 8 yerde arkeolojik kurtarma kazıları yapılıyor. 2’si yabancı, 6’sı da Türk bilim adamlarının başkanlığında gerçekleştirilmekte olan arkeolojik kazı çalışmalarıyla, günümüzden binlerce yıl öncesine ait tarihi ve kültürel değerler gün ışığına çıkarılıyor. Kazılarda ortaya çıkarılan taşınmaz kültür varlıkları bulundukları yerde numaralanarak koruma altına alınırken, taşınabilir kıymetli kültürel varlıkları da, yöredeki müzelerde korunarak yerli ve yabancı turistlerin ziyaretine sunuluyor.
Muğla ve yöresindeki arkeolojik kazılar, Haziran ayı sonlarında başlayarak, Ekim ayı sonuna kadar devam ediyor. Yatağan-Lagina Hekate kutsal alanıyla, Bölükçü Nekropolü’ndeki arkeolojik kazılara ise, yıl boyu kesintisiz devam ediliyor.

PALMİYE BÖCEĞİ İLE MÜCADELE

palmiye Bodrum Belediyesi Kırmızı Palmiye Böceği zararlısına karşı mücadele başlattı. Palmiye türü ağaçlarda son derece zararlı olan Kırmızı Palmiye Böceği ile bilgilendirme toplantısı Bodrum Belediyesi Meclis Salonu’nda yapıldı. Peyzaj mimarları Benian Bilgi, Ersin Dargan ile ziraat mühendisi Eda Kocakaya, Gülsen Tolosa ve Mehmet Ali Bahar, Kırmızı Palmiye Böceği zararları hakkında bilgiler verdi. Palmiye türü ağaçlarda son derece zararlı olan Kırmızı Palmiye Böceğinin özellikle ülkemize dikim amacıyla ithal edilen ve Palmae Familyasına ait palmiye ağaçları ile girdiğine dikkat çeken yetkililer, Bodrum’da bulunan palmiye türü ağaçlara yaklaşık 100 metrede bir yerden 1.50 - 2 metre yüksekliğe feromon tuzakları asıldığını ve bu tuzaklar ile Kırmızı Palmiye Böceğinin yakalanacağını belirttiler.